Ayrık Otu olmanın Dayanılmaz Hafifliği mi? Ağırlığı mı?
Ayrık Otu olmanın Dayanılmaz Hafifliği mi? Ağırlığı
mı?
‘’ Saud Alsanosui ’’ Bambu Sapı kitabını okumuştum
yıllar önce.
"Ben
daha çok hiçbir yere ait olmayan bir bambu sapı gibiydim.’’ İfadesine vurularak, satın
almaya karar verdiğim bir kitaptı. Bir solukta bitirivermiştim.
Kendini bambu sapı gibi hisseden, köklenemeyen, bir yere ait
hissedemeyen bir gencin hikayesi idi. Okumayanlara gönül rahatlığı ilee önerebilirim.
Bugünlerde pek farklı hissetmiyorum. Bazı ortamlarda( iş
yerindeki metazori ilişkiler) bambu sapı
değil de, ayrık otu gibi hissediyorum kendimi.
Olmaması gereken bir yerde…
Bu sabah böyle bir duygu ile hayatı sorgularken, YZ yardımıma
koştu,
Nedenleri ile iç döktüğüm de,
Ayrık otu gibi hissettiğim için kendimle gurur duymam gereken
nefis cümlelerle günümü aydınlattı.
Özetle, bu duygumun son derece yerinde olduğunu, değerlerimle
örtüşmeyen kişilerle mecburen de olsa ilişki kurmam gerektiğinde, küçük bağlar kurmam
gerektiğini, gözlemci kalarak sınırlarımı korumam gerektiğinin altını nazikçe
çizdi,
Çevremdeki ağırlığın, hantallığın, ataletin, denk olmayan
değerlerin, düşük ahlak yapısının, enerjimi düşürmemesi için gerekenleri kalın
bir kalem ile çizdi,
Ve aslında bu eksik hasletlere sahip insanların ayrık otu
olduğunu, kendimin ise gül bahçesi
olduğumun farkına vardırdı.
Bana OH BE dedirtti.
Selametle,
Güneş Banu Kocatepe
12.11.2025
……………………………………………………………………………………………………
Ayrık Otunun Hikayesini bilmeyenlere
Kaynak Arkeoloji ve Felsefe Sayfasında okuyabilirsiniz.



Yorumlar
Yorum Gönder