ACILARLA YOĞURULUP,DEM ALIYORUZ HAYATTA



yol arkadaşım
gördün mü
duydun mu olup bitenleri
kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri
yalnızlaşmışız iyice
üstelik de alışmışız
hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile
korkular basmış dünyayı, korkular
şimdi bir semtin adı vefa
kutsal kavgalardan bile kaçan kaçana
anlaşılır gibi değiliz
tek bedende kaç kişiyiz
hem yok eden, hem de tanık
esaslı karmaşa
ben sana küsüm aslında
haberin yok
koyup gittiğin yerde kötülük çok
kime kızayım
nazım senden başka kime geçer
benim sensiz kolum, bacağım, ocağım yok
sen başka alemi seçtiğinden beri
ben o saniyede bittiğimden beri
dünya bildiğin dünya, dönüp duruyor
uzun uzun konuşuruz bir gün "son istanbul beyi"
ben sana küsüm aslında
haberin yok
koyup gittiğin yerde kötülük çok
kime kızayım
nazım senden başka kime geçer
benim sensiz kolum, bacağım, ocağım yok
yol arkadaşım..
nerdesin..
sezen aksu

Hergünün yaşamda ayrı bir anlamı var. Kişiye göre, ülkeye göre, yaşa göre, cinsiyete göre  değişen.

Her evde farklı hüzünler , farklı sevinçler var. Dört duvar arasında değişen.

Bugünü düşündüm mesela,  bugün Dünya Tiyatrolar  Günü, tüm tiyatrocular için önemli, bugünü değerlendirerek, bilinç katıyorlar, yürüyüşler yapıyorlar, farkındalık ve kutlama telaşı.Kapanan tiyatroları protesto ediyorlar.Dünden bugüne neler oluyor irdeliyorlar.Onlar için yad etme ve kutlama günü.

Gene bugün nişanlanmıştım. Yirmi yıl olmuş, küçücüktük, ne heyecan ne heyecan, en önemlisi sevdiklerimiz yanımızda ve hayatta, yaprak dökümü gibi birer birer göç ettiler öte aleme.Annem, babam, dedem, babaannem, şimdi çoook uzaklarda. Yirmi yıl önceki düşüncelerim,şimdiki düşüncelerim, birbirinden iki ayrı kıta gibi uzak, yabancı kendime.

Ve gene bugün kayınpederimin ölüm yıldönümü, dört yıl olmuş. Anılar hatıralar bir dolu. Çocuğumun dedesi, canımın babası, seçmiş öte alemi.Neyi kutlayacağız.

Neyi kutlayacağımız kişiye özel, bir evde düğün dernek olurken, bir evde şehit yolcu ediliyor.

Bir yerde havai fişekler atılırken, diğer yerde acının simgesi Türk Bayrakları asılıyor.

Bir başka yerde hayata merhaba diyen küçücük elli bebekler gelmiş bu bilinmez acılı acısız aleme.

Acılarla yoğuruluyoruz ve demleniyoruz bu hayatta.

Öğreniyoruz bir çok şeyi, algılarımız değişiyor ve biz değişiyoruz.

Keşke hüzün olmasa, keşke ölüm olmasa, küsmesek bizi bırakıp gidenlere.

Biz aslında sadece onlara değil, bizi buralarda böyle bıraktıkları için gene kendimize üzülüyoruz.

Bencil ve adaletsiz dünya.

Yoğrulmak, örselenmek, demlenmek yetmiyor bir çoğumuza.

Sağlıkla,esenlikle...

G.Banu KOCATEPE
Mart 2013

Yorumlar

Popüler Yayınlar